Cumhurbaşkanı Erdoğan Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi'nde Konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Dünyamızın karşı karşıya kaldığı değişimler, Türk Konseyi gibi iş birliği yapılarının önemini daha da artırıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi'nde Konuştu
Editör: Asena Güleç
31 Mart 2021 - 20:02

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi’ne Vahdettin Köşkünden canlı bağlantıyla katıldı.

Türk Konseyi üyesi ülkelerin devlet başkanlarına hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Meclisimiz Türk Konseyi’nin Gayriresmî Türkistan Zirvesi’nde çevrimiçi de olsa sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığı içindeyim” dedi.

“Egemenliğimiz İlgilendiren Meselelerde Kardeşlik Hukukuna Uygun Şekilde Dayanışma İçindeyiz”

“Gönlümüzden geçen, siz değerli kardeşlerimi kadim Türkistan şehrimizde yüz yüze görebilmekti” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs nedeniyle hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diledi.

Türk dünyasının Nevruz’unu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortak kültürel mirasımız olan, barış, sevgi ve hoşgörünün sembolü bu bayramın tüm insanlığa mutluluk, sağlık ve huzur getirmesini diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıl önce kurulan Türk Konseyi’nin, birlik ve dayanışma mefkûrelerinin en müşahhas hâli olduğuna işaret ederek, “İnşallah, Türkmen kardeşlerimizin önce gözlemci üye, bilahare daimi tarafsızlık statüsüne halel getirmeyecek şekilde, tam üye olarak aramıza katılmasıyla Konseyimiz daha da güçlenecektir.   Türkiye olarak Konsey çatısı altında bu yönde yapılacak çalışmalara her türlü desteği vereceğiz” diye konuştu.

Bugün, Türk-İslam düşüncesinin meşalesini yakan Hoca Ahmet Yesevi’nin yaşadığı ve medfun olduğu Türkistan’ın, Türk Dünyasının “manevi başkentlerinden biri” ilan edilmesinin de bahtiyarlığını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hepimiz için ahlak ve irfan timsali Pir-i Türkistan, Hoca Ahmet Yesevi, İslam aşkını kendinden sonraki taliplere aktarmış, ihlas kültürünü Türkistan’dan geniş coğrafyalara yaymıştır. Yetiştirdiği Alperenleri Asya’dan Avrupa’ya kadar göndererek insanlara adalet, tevazu, birlik ve dirlik düşüncesini telkin etmiştir. Kalplere ve zihinlere ektiği tohumlar, Anadolu’da Yunus Emre’yle, Mevlana’yla, Hacı Bektaş-ı Veli’yle, Şeyh Edebali’yle yeşermiş; Sarı Saltuk’la, Demirci Baba’yla, Gül Baba’yla Avrupa’ya kadar uzanmıştır. Bin yıl sonra hâlâ bize yol gösteren Yesevi’nin adını taşıyan, 32 ülkeden 15 binden fazla öğrencinin öğrenim gördüğü Hoca Ahmed Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi hepimiz için iftihar kaynağıdır. Rabbim o büyük gönül sultanını rahmetiyle kuşatsın, bizleri de Hoca Ahmet Yesevi’nin manevi rehberliğinden ayırmasın diyorum.”

“Dünyamızın karşı karşıya kaldığı değişimler, Türk Konseyi gibi işbirliği yapılarının önemini daha da artırıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nisan ayında, gerçekleştiren olağanüstü zirve ve akabinde ilgili bakanların toplantılarında alınan kararlarla, ticaret hacminde salgının etkisini asgaride tutmayı başardıklarını bildirdi.

Konsey bünyesinde oluşturulan Sağlık Bilim Kurulu’nun, bu süreçte altı kez toplandığını, bilim adamlarının Aşı Çalıştayı’nda bir araya geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bağımsızlığımızı, toprak bütünlüğümüzü ve egemenliğimizi ilgilendiren meselelerde de kardeşlik hukukuna uygun şekilde dayanışma içindeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“44 Gün Süren DestansıI Bir Mücadele Sonrwsında Dağlık Karabağ Ana Vatanla Tekrar Kucaklaşmıştır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i, Dağlık Karabağ’daki zaferlerinden dolayı bir kez daha tebrik ederek şu ifadeleri kullandı: “44 gün süren destansı bir mücadele sonrasında 30 yıllık işgal son bulmuş, Dağlık Karabağ ana vatanla tekrar kucaklaşmıştır. Kolay değil, her şeyden önce Dağlık Karabağ bölgesinde 67 camiden 63 yıkılmış, bunun yanında kiliseler de tarumar edilmiştir. Bütün bunlarla birlikte 1918 yılında Azerbaycanlı kardeşlerimizin uğradıkları katliamın anıldığı gündür. Hiçbir zaman bizler Hocalı katliamını bir kenara koyamayız. Kısa zaman önce yıl dönümünü tekrar andık. Katledilen on binlerce kardeşimizi rahmetle yâd ediyorum. Karabağ’daki Türk mirasının korunması ve ihyası için tüm imkânlarımızla Azerbaycan’ın yanında olmaya devam etmemiz hep birlikte önem taşımaktadır. Azerbaycan’ın bu bölgeyi ayağa kaldırmak suretiyle bütün muhacir kardeşlerimin topraklarına dönmesini önemsiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temennisinin Ramazan Bayramı’ndan sonra işgalden kurtarılan Şuşa’yı ziyaret etmek olduğunu bildirerek “Şuşa’yı ziyaret etmek suretiyle Şuşa’da yeni bir bayram yaşayalım” dedi.

“Güç Birliği Yaparak Kıbrıs Türklerini Hak Ettiği Konuma Getireceğimize İnanıyorum”

Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türkleriyle dayanışma sergilemenin de kardeşliğin bir gereği olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır maruz kaldıkları haksızlıklar ve ambargoların kaldırılması için Kıbrıs Türklerine gereken yardımı esirgemeyeceğinize de inancım tamdır. Kıbrıs Türk halkının Türk Konseyi’nin kültür, eğitim, bilim ve spor gibi faaliyetlerine katılımı, tecridin etkilerinin hafifletilmesine yardımcı olacaktır. Güç birliği yaparak Kıbrıs Türklerini de hak ettiği konuma getireceğimize inanıyorum” açıklamasında bulundu.

Türk Dünyası içinde kombine ulaştırma ve taşımacılık imkânlarını geliştirmenin de büyük önem arz ettiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor üzerinden Avrupa’ya kesintisiz ve engelsiz bağlantıyı temin etmenin Türk Konseyi üyesi ülkelerin stratejik değerini ve refahını artıracağını söyledi.

Konsey bünyesinde bu alanda yürütülen çalışmalara ivme kazandırmak gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması’nı sonuçlandırmak için müzakereleri hızlandırmakta fayda gördüğünü vurguladı.

“12 Yıllık Süreç İçinde Kurumsallaşmasını Tamamlayan Türk Konseyi'nin Uluslararası İtibarı Da Yüksektir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıllık süreç içinde kurumsallaşmasını tamamlayan Türk Konseyi’nin uluslararası itibarının da yüksek olduğunu belirterek Konseyi artık “Uluslararası Örgüt” olarak adlandırmanın vaktinin geldiğini, bu konudaki kararı Türkiye’deki zirvede almayı ümit ettiğini söyledi.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın cömert ev sahipliğinde Budapeşte’de açılan Avrupa Temsilcilik Ofisi’nin, Türk Konseyi’nin bayrağının Avrupa’da dalgalanmasını sağlayarak, görünürlüğünü artırdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Başka ülkeler de Konseyimizle iş birliği yapmak ve Konseyimize gözlemci olmak isteğini dile getiriyor. Bu bakımdan, üçüncü ülkelerle iş birliği formatlarına dair kategorileri ve kriterleri belirlemek maksadıyla yapılan çalışmanın bir an evvel tamamlanması gerekiyor. Konseyimizin uzun vadeli hedeflerini ve vizyonunu ortaya koymak amacıyla Sekretaryanın hazırladığı ‘Vizyon ve Strateji Belgeleri’nin taslaklarını inceliyoruz. Uluslararası topluma karşı mesaj teşkil edecek bu belgelerin gerçekçi, özlü ve kolay anlaşılır somut hedefleri içerecek şekilde kaleme alınmasını bekliyoruz. Vizyon belgesine ilişkin çalışmanın, tüm üyelerin desteğini alarak tamamlanması mümkün olduğu takdirde, ev sahipliğimizde yapılacak zirvede kabul edilmesinden memnuniyet duyacağız. Sekretaryanın bu süreci, üye ülkelerin kurumlarıyla yakın eşgüdüm ve istişare içinde yürütmesi önemlidir. Türk Akademisi ile Türk Kültür ve Miras Vakfı’nın zorunlu katkı protokollerini onayladık. Uzun süredir gönüllü katkılarla çalışan bu iki örgüte ait protokollerin bir an önce yürürlüğe girmesinde de fayda görüyoruz.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum