Gelibolu Yarımadası'nda Çanakkale Zaferi

Gelibolu Yarımadası'nda, gerek deniz, gerekse kara muharebelerinde kazanılan şanlı zafer, yokluklar içinde tasarrufla yapılan mücadele sonucunda elde edildi.

Gelibolu Yarımadası'nda Çanakkale Zaferi
21 Ocak 2021 - 10:59
Gelibolu Yarımadası'nda, gerek deniz, gerekse kara muharebelerinde kazanılan şanlı zafer, yokluklar içinde tasarrufla yapılan mücadele sonucunda elde edildi. 

Özellikle silah ve mühimmatta yaşanan sıkıntılar, cephede görev yapan askerler ile gözlemcilerin anıları ile verilen emilere kadar yansıdı. 

Çanakkale cephesinin silah ve mühimmat yönüyle ikmalinde yaşanan sorun ve aksamalar birliklerin tasarrufunu zorunlu hale getirdi. Osmanlı topraklarında bulunan Alman general ve amiraller, Türk cephanesinin tasarruflu kullanılacağı varsayılsa bile, ordu ve donanmanın cephane yönünden ikmal edilmezse ancak mart ayı ortalarına kadar dayanabileceğini Alman başkomutanlığına bildirdi. 

5. Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşa, anılarında Osmanlı Ordusu'nda piyade cephesi yönüyle önemli sorun olmamasına rağmen, topçu cephanesinde muharebelerde hissedilir ölçüde yetersizlikler olduğunu ifade etmiştir. Bu sıralarda İstanbul'da topçu cephanesi yapacak fabrika bulunmadığı ve Almanya ile bağlantıyı sağlayabilecek tarafsız devletlerin cephane nakline izin vermediği için Osmanlı bataryaları ''ta savaşın başından beri cephaneyi idareli kullanmak'' durumunda kalmıştı. Bu tablo içerisinde batarya kumandanları cephaneyi sınırlı ve idareli olarak harcamak durumda kaldı. Cepheyi ziyaret Amerikan büyükelçisi bu durumu askerlikten uzak olan birinin gözünden dahi kaçmayacak kadar açık olduğu şeklinde yorumladı. 

"Yine de çok attın diyorlar" 

Zaferin kazanılmasında en önemli role sahip mevzilerden birisi olan Rumeli Mecidiye Tabyası komutanı ile görüşen ve muharebelerde doktor olarak görev yapan Behçet Sabit Bey, ''Bu gece yine Mecidiye'nin Kumandanı Hilmi Bey misafir geldi. Fedakar kumandan, düşmana indirdiği darbelerden dolayı takdir edileceğine, 'seksen mermi attın' diye azarlanıyor. Üç bin tane gülleye karşılık seksen tane atıyor, ikisini üçünü de batırıyor, yine de 'çok attın' diyorlar. Onlar da haklı, o da haklı.'' diyerek cephane sarfiyatına azami derecede önem verildiğini göstermekte. 

Benzer bir durum Münim Mustafa'nın anılarında da mevcut. ''Burada top atma, tüfek atma. Peki bizim ne işimiz kalıyor?'' diyerek bu durumu eleştirmektedir. 

Topçu Teğmen İsmail Hakkı Bey ise bir anısı şöyle aktarmış: 

''Arıburnu cephesinde bir gün batarya" 

"Arıburnu cephesinde bir gün batarya gözetleme yerinde idim. İngiliz tayyaresinin düzensiz hareketlerle dolaştığını, nihayet alçaldığı bilahare de cephe gerisinde dar bir yere mecburi iniş yaptığını gördüm. Bütün bu gördüklerimi safha safha, zamanında batarya kumandanına bildiriyorum. Ben ateş açılmasını bekliyordum. Fakat hiç bir ses ve seda çıkmıyordu. Dakikalar geçti yine bir şeyler yok. Çıldıracağım. Kıymetli hedef gözümün önünde duruyor, buna hiçbir şey yapılmıyordu. Neden sonra, belki ki yarım saat kadar bir zaman geçtikten sonra, bir mermi tayyare yakınına düştü. Bunu bir ikincisi takip etti ve nihayet üçüncü mermi hedefin tam üstüne indi. Ve tayyare tahrip edildi. Sonradan yüzbaşıma, biraz da serzenişkarane sordum. Şöyle anlattı: 'Oğlum, biliyorsun yukarı kademelerden bir hedef ve ateş emri verilmedikçe benim ateş açabilmeye selahiyetim yok. Senin verdiğin haberleri ben derhal tabura, tabur da alaya bildirdi. Alay kumandanı kendisinde selahiyet bulamadı. Ancak tümenden emir geldi, 'Hedefe isabet ettirmek şartıyla beş mermi atabilirsiniz' diye.'' 

''Boş yere cephane harcanmasın'' 

Ordu Komutanlığı, cephenin genel durumu ile mühimmat sarfiyatı karşılaştırılmakta ve örtüşmeyen sarfiyat durumunda izahat istemekteydi. Bu doğrultuda Güney Grubu Komutanlığı, 1 Haziran 1915 tarihinde 12. Tümen'e yazdığı yazıda, tümenin verdiği raporda gecenin sakin geçmiş olmasına rağmen, 34. Alay 2. Tabur'un 18 sandıktan fazla cephane harcamış olduğunu, düşmanın ilerleme hareketinin hissedilmesine karşın bu kadar cephanenin ne sebeple harcandığını gerekçeleri ile hazırlayarak sabaha kadar göndermesini istedi.

Hazırlayan: Hasan Meral 


YORUMLAR

  • 0 Yorum