İstanbul Sözleşmesi Nedir? İstanbul Sözleşmesi Yaşatır Mı?

İstanbul Sözleşmesi’nin nedir ? Kim neden savunuyor, kimler neden karşı çıkıyor?

 İstanbul Sözleşmesi Nedir? İstanbul Sözleşmesi Yaşatır Mı?
Editör: Necati Meral
07 Mart 2021 - 15:20
 

 

İstatistiksel verilere göre hangi partinin seçmenleri ne diyor: 

 

-AKP seçmeninin %49’u uygulanması gerektiğini söylerken %25’i uygulanmaması gerektiğini söylüyor. %26’lık kesimin fikri yok.

-CHP seçmeninin %83’ü uygulanması gerektiğini söylerken %7.6’sı uygulanmaması gerektiğini söylüyor. %9.4’ünün fikri yok.

-MHP seçmeninin %39.1’i uygulanması gerektiğini söylerken %27.3’ü uygulanmaması gerektiğini söylüyor. %33’ünün fikri yok. 

-hdp seçmeninin %67.2’si uygulanması gerektiğini söylerken %18.2’si uygulanmaması gerektiğini söylüyor. %14.6’sının fikri yok.

- İYİ Parti seçmeninin %85.2’si uygulanması gerektiğini söylerken %3.5’i uygulanmaması gerektiğini söylüyor. %11.3’ünün fikri yok.

 

İstanbul Sözleşmesi’ni en çok savunan parti seçmeni İYİ Parti iken en az savunan parti seçmeni ise MHP’dir. 

 

İstanbul Sözleşmesi Nedir?

 

İstanbul Sözleşmesi’nin orijinal adı ‘’Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’’dir. İstanbul Sözleşmesi 5 Mayıs 2011’de imzalanmış olup Türkiye’de 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girmiştir.  Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir. 

 

Sözleşme Avrupa Konseyi tarafından desteklenmektedir ve taraf olan bütün devletleri -yani Türkiye’yi de- bağlar. Hatta Türk Ceza Kanunundan daha üst seviyede bağlayıcılığa sahiptir.  Sözleşmenin dört temel ilkesi şunlardır: 

1-Kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi

2-Şiddet mağdurlarının korunması

3-Suçların kovuşturulması, suçluların cezalandırılması 

4-Kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir. 

 

Sözleşme toplumsal cinsiyet, cinsiyet dengesizliği ve güç ilişkilerindeki mevcut duruma dayalı şiddetin mağdurlarından "kadına" ayrıca dikkat çekmekle beraber çocukların korunmasını da içermektedir. Yani İstanbul Sözleşmesi kadın haklarını koruduğu kadar çocukların haklarını da korumaktadır. Çocuklara karşı işlenen suçlara karşı öncelikli tedbir almayı da hedeflemektedir.  Çocuklara karşı şiddet ve çocuk istismarının önlenmesini de amaçlamaktadır.

Kim neden savunuyor?

Türkiye’de genel itibariyle daha Avrupai düşünceye sahip olan yurttaşlar, kadın haklarının Avrupa standartları çerçevesinde Türkiye’de de savunulması gerektiğini söylemektedirler. Batılılaşmak için ve gerçekten kadınların daha iyi standartlarda yaşayabilmesi için İstanbul Sözleşmesi’nin şart olduğunu belirtmekteler ve Türkiye’de bunun uygulanmasının Türk halkını muasırlaştırmaya götüreceğini savunmaktadırlar. AKP’ye yakınlığıyla bilinen KADEM (Kadın ve Demokrasi Derneği) de dahil olmak üzere siyaseten farklı düşüncelere sahip olsalar da çok sayıda dernek ve topluluk İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması gerektiği kanaatinde. Gerek Liberaller gerek Sosyalistler gerek farklı düşüncelere sahip olan kadınlar ve kadın hakları savunucuları İstanbul Sözleşmesi’nin varlığını sürdürmesi yönünde ortak çatıda birleşmektedir.  Sözleşmeyi savunanların sloganı: ‘’İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’’ 

 

Uygulanması için öne sürülen diğer tezler: 

-Kadın cinayetleri gerçekleştikten sonra geri dönüşü yoktur. 
-Tehdit ettiği için şikayetçi olunan ve tehditleri kanıtlanan failler şiddet gerçekleşmeden önce ceza almalıdır. 
-Tehdit etmek psikolojik şiddet unsurudur. 


 

Kimler Neden Savunmuyor?

İstanbul Sözleşmesini genel olarak aşırı dinciler, muhafazakarlar savunmuyor ve bunun Türk Aile yapısına bir saldırı olduğunu, bu sözleşmesinin İslam Dinini yok etmeyi amaçladığını söylemektedirler. 

Savunmayan kişiler bu sözleşmenin Allah rızasına uygun olmadığı fikrinin öne sürmektedirler. 

Bir gazetenin yazarı Dilipak şu sözleri söylüyor: 

‘’Biz kendi değerlerimiz açısından böyle bir sözleşmenin insan haklarına da temelde Allah’ın rızasına da uygun olmadığını, yine insan hakları açısından bir aldatmacanın söz konusu olduğunu, kaş yapayım derken göz çıkartan bir sözleşme olduğunu düşünüyoruz.’’

 

Uygulanmaması için öne sürülen diğer tezler: 

-İstanbul Sözleşmesi müslüman halkı dinden çıkarmaktadır.
-İstanbul Sözleşmesi müslüman halkı LGBT destekçisi yapmayı hedeflemektedir. 
-İstanbul Sözleşmesi eşcinselliği meşrulaştırmaya çalışmaktadır. 
-İstanbul Sözleşmesi Aile Yapısını bozmakta ve karı kocayı birbirinden ayırmaya çalışmaktadır. 
-Kadının beyanı esastır maddesiyle ayrımcılığa yol açmaktadır ve erkekleri hor görmektedir.



 

İstanbul Sözleşmesi Yaşatır Mı?

Türk yargıçlar tarafından zaman zaman uygulanmakta zaman zaman da hukuka aykırı olsa da uygulanmayarak ihmal edilmektedir. İstanbul Sözleşmesi normlar hiyerarşisinden kanunlardan daha üst seviyededir, uygulanması şarttır. Uygulanmaması hukuka aykırılık oluşturur. İstanbul sözleşmesinin temel amacı kadın cinayeti işlendikten sonra ya da bir şiddet durumu yaşandıktan sonra verilecek cezayı tespit etmez, sözleşmenin temel amacı bunlar yaşanmadan önce kadınları güvence altına almaktır. Yani İstanbul Sözleşmesi, sözleşmenin amacına uygun olarak uygulanırsa yaşatır. Aksi halde yaşat(a)maz.


yazan: Necati Meral
kaynak için buraya tıklayınız


 



 


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum