Sultan Sencer ve Büyük Selçukluların Yıkılışı

Sultan Ahmet Sencer ve Büyük Selçuklu Devletinin Yıkılış Süreci

Sultan Sencer ve Büyük Selçukluların Yıkılışı
05 Mart 2021 - 03:13
 

Sultan Sencer ve Büyük Selçuklu Devleti'nin Yıkılışı

Büyük Selçuklu Devletini en geniş sınırlarına ulaştıran I.Melikşah’ın ardından gelen oğlu Sultan Sencer 1086 senesinde Sincar’da doğdu. Annesi Taceddin Seferiyye Hatun’dur. Doğum yerin den esinlenerek, isim olarak Türkçe "saplayan" anlamına gelen, “Sencer” adı verilmişti . Sultan Sencer çocukluğunda büyük bir çiçek hastalığı geçirmiş ve hastalığı dönemim önemli bilim insanlarından Ömer Hayyâm tarafından tedavi edilmeştir. Ömer Hayyam’ın tedavi çalışmalarına rağmen yüzünde bazı izler kalmıştır. Sultan Sencer’e babası Melikşah vefatına kadar birçok şey öğretmiş olsa da Melikşah’ın ölümünün ardından sıra gelen birçok taht savaşlarından dolayı hükümdarlık konusunda yeterli tecrübe kazanacağı bilgileri öğrenemedi. Bu açığını devletin önemli kademelerinde çalışarak kazandı.  Bu görevlerin birinde Horasan valiliği yaparken yeğeni II. Mahmut tahta çıkmıştı. Sultan Sencer isyan ederek bir ordu topladı ve yeğeni II. Mahmut’u yendi. Sonrasında Büyük Selçuklu Devletinin başına geçti.
Sultan Sencer tahta geçince ilk yaptığı şey o dönem Selçuklulara büyük zararları dokunan Batinilik tarikatını bitirmek oldu. Şii inanca sahip bu tarikat tanrıyla iletişim halinde olduklarını ve ayetlerin başka anlamlarını çıkarıp snni halktaki inanca zarar veriyor ayrıca devlet otoritesini de bozuyorlardı. Bazı suikastler yaptıklarıda bilinmekteydi. Sultan Sencer bu tarikata karşı büyük darbeler vurmuş ve ortadan kaldırmıştı. Bundan dolayı halkı tarafından oldukça sevgi ve saygı duyuluyordu.
Daha sonrasında Gazne Sultanı Behramsah, Gazne Devletinin her yıl düzenli olarak ödediği yıllık  250.000 dinar  vergiyi tahta yeni çıkan Sultan Sencer’e ödemeyi reddetti. Ayrıca yerel halkatanda Sultan Sencer’e birçok şikayet geliyordu. Bu sebepler yüzünden Sultan Sencer Gazneliler’e bir sefer düzenledi. 1135 yılında Sultan Sencer Gazne topraklarına doğru yola çıktı. Olası bir savaşta kaybedeceğini düşünen Behramsah, Selçuklu Sultan’ı Sencer’den af diledi. Sultan Sencer Behramşahı yanına çağırdı. Behramşah, öldürüleceğini düşündü ve Sencer’in yanına gitmedi ve Hindistan’a doğru kaçtı. Sultan Sencer hiçbir bunun üzerine Gazneliler’in topraklarına girdi ve değerli şeyleri yağmalamadı. Behramşah Hindistan’dan tekrar bir mektup yazdı ve tekrar af diledi. Sultan Sencer bu sefer ki özürünü kabul etti ve seferi noktaladı.
Gazne seferinin ardından bu seferde Harezm bölgesinde sorunlar çıktı. Harezm bölgesinin valisi Kuteybettin Muhammed Melikşah’a büyük bir sadakatla bağlı idi. Melikşah sonrası Sultan Sencer’e de aynı şekilde davranıyordu. Ama o ölünce yerine oğlu Atsız geçti., Atsız’ı da Sultan Sencer babasına güvendiği için oraya vali olarak atamıştı. Atsızda ilk başlarda tıpkı babası gibi Sultan Sencer’e sadakatini sunmuş ve büyük hizmetlerde bulunuştu . Ama bir süre sonra bazı bölgeleri Sultan Sencerin haberi olmadan işgal etti. Bu işgalin ardından Harezmler’in üzerine bir sefer düzenledi. Bu sefer sonucunda Sultan Sencer Harerzm ordusunu yendi ve tekrar orayı Selçukluya bağlu kıldı.
Bir süre sonra Kartuklar ile Karahan hükümdarı Muhammed Arslan Han ile bir savaş çıktı. Çıkan bu savaşta Kartuklar Muhammed Arslan Han’ı mağlup etti. Yenilginin ardından Muhammed Han Sultan Sencer'den destek istedi. Sultan Sencer, yardım bu talebini kabul etti. Sultan Sencer, Karluklar ile gireceği savaştan önce Karluklar birçok hayvanı vergi olarak ödemeyi teklif ettiler. Ama Sultan Sencer bunu reddetti. Sonra bu iki ordu Katvan bölgesinde karşı karşıya geldiler. Bu karşılaşmada Sultan Sencer ilk yenilgisini aldı. Sultan Sencer olay yerinden kaçtı. Karahıtaylar bütün Mâverâünnehr’i işgal ettiler.  Alınan bu mağlubiyet Selçuklularda iç karışıklıklara sebep olacak devleti güçsüz duruma düşürücekti. Bu durum yıkılış sürecini beraberinde getirdi. Katvan Savaşının ardından Selçukluların içinde yaşıyan birçok topluluk Selçuklulara karşı isyan başlattı.  Artık bu topluluklar Selçuklular’a vergi vermiyorlardı. Bu topluluklardan biri de Oğuzlardı. Oğuzlar vergileri vermeyeciğini ilan etmişlerdi. Bunun üzerine Sultan Sencer bütün kuvvetlerini topladı ve Oğuzlarla karşılaşmaya gitti.
İki ordu karşılaşmalarında Selçuklu Sultanı Sencer Oğuzlar tarafından esir alındı ve Selçuklu ordusu büyük bir yenilgi aldı. Sultan Sencer tam dört yıl tutsak bir hayat sürmüştü. Selçuk Devletinin başına da Süleymanşah geçti. Ama bu da fayda etmedi Oğuzlar, Gurular ve Harezmliler gibi birçok yerleşim yeri ya yağmalandı ya da bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu dört senenin ardından Sultan Sencer tutsaklıktan kaçsa da ülke zaten yıkılmak üzereydi. Sultan Sencer 1157 yılındaki vefatının ardından Büyük Selçuklu Devleti dönemi bitmiş devlet tarih sahnesinden çekilmiştir.
Bir söz vardır “Hiçbir Türk Devleti  bir yabancı devlet tarafından yıkılmamıştır” diye… Sultan Sencer’in yaşadıkları ve Büyük Selçuklu Devletinin başına gelenlerde aynen öyle olmuştur. O dönemdeki Türk Hakanları olarak birbirleriyle savaşmak yerine ittifak ve iyi ilişkiler politikası gütselerdi belki bugün dünya siyasi haritası çok daha farklı ve Türk tuğu altında yaşayan insanlardan oluşacaktı. Tarihte Ankara’da Timur ile Yıldırım Bayezid, Ayn Calut’ta Baybars ile Hülâgû , Bolçu Savaşı’nda Türgişler ile II. Göktürkler , Mercidabık’da Osmanlı ve Memlük gibi nice büyük Türk Hakanları ve Devlet’i birbirleriyle mütarekeye girmişlerdir. Dileğim Türk’ün Türk’e dost olduğu birbirine silah değil beraber ürettikleri bilimi insanlığa yaydıkları bir ütopyadır.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum