Türkiye'nin İlk Kadın Avukatı Süreyya Ağaoğlu

1903 yılında Azerbaycan'ın Şuşa kentinde dünyaya gelen Süreyya Ağaoğlu Azerbaycan kökenli Türk avukat ve yazardır.

Türkiye'nin İlk Kadın Avukatı Süreyya Ağaoğlu
Editör: TTA Haber
25 Haziran 2020 - 17:25
1903 yılında Azerbaycan'ın Şuşa kentinde dünyaya gelen Süreyya Ağaoğlu Azerbaycan kökenli Türk avukat ve yazardır.
1910 yılında ailesiyle birlikte Türkiye'ye göçen Süreyya Ağaoğlu’nun çocukluğu ve gençliği babasının ideolojisi ve görevleri nedeniyle Türk Ocağı aydınları ve Mustafa Kemal Paşa'nın yakın dostları arasında geçti. İstanbul Üniversitesine hukuk öğrenimi için başvuran ilk kız öğrenciydi. 1925 yılında mezun olarak ülkemizde avukatlık mesleğini seçen ve yapan ilk kadın olarak tarihe ismini yazdırmış oldu.
 
1952'de Milletlerarası Kadın Hukukçular Birliğine üye oldu. 1960 yılında Kadın Hukukçular Birliği'nin BM Cenevre Teşkilatı temsilcisi seçildi. 1980- 1982 Hukukçu Kadınlar Federasyonu ikinci başkanı oldu.
Önemli sivil toplum kuruluşlarının kurulmasında rol aldı. Bunların arasında 1996 -2000 yılında başkanlığını yaptığım Türk Hukukçu Kadınlar Derneği başta olmak üzere, Üniversiteli Kadınlar Derneği, Hür Fikirleri Yayma Derneği, Soroptimistler İstanbul Kulübü, Türk Amerikan Üniversiteliler Derneği, 1948 de kendi kurduğu Çocuk Dostları Derneği bulunmaktadır.

29 Aralık 1989'da İstanbul’da katıldığı “Kadın Hakları ve Çağdaşlaşma” konulu panelden ayrılırken düşmüş ve beyin kanaması geçirerek vefat etmiştir. 
İlk kadın avukat olarak kadın avukatlara öncü olan Süreyya Ağaoğlu’nu rahmetle anıyor ve sizi çok etkilendiğim bir anıyla baş başa bırakıyorum. 

Süreyya Ağaoğlu mezun olduktan sonra stajını yapmak üzere Ankara’ya dönmüştür. Yoğun başlayan staj günlerinde öğle yemeği yemek için evlerine gidecek vakti dahi bulamazlar. Gidebilecekleri tek bir lokanta vardır. İstanbul Lokantası… Sadece milletvekillerinin yemek yediği saygın bir lokantadır. Bu lokantada bir kadının yemek yediği daha önce görülmemiştir. Süreyya Ağaoğlu ve yakın arkadaşı bu yazısız kuralı çiğnemek istemezler ve öğle yemeklerini atıştırma ile geçiştirirler. Ağaoğlu dönemin Basın-Yayın Genel Müdürü görevindeki babası Ahmet Ağaoğlu'na durumu anlatır ve öğle yemeklerini İstanbul Lokantası'nda yiyebilmek için izin talep eder. 

Bir sonraki gün gittikleri lokantada onların ardından homurtular yükselir. Ahmet Ağaoğlu'nu ve kızını tanıdıkları için kimse bir şey söylemese de, bu konuda şikâyet etmeye başlarlar. Ahmet Ağaoğlu bundan sonrasında lokantaya gitmemelerini söyler. Bu olayın ardından birkaç gün sonra Atatürk ve eşi Latife Hanım, Ahmet Ağaoğlu'na misafirliğe gelirler. Sohbet edilirken, söz bu konudan açılınca, Süreyya Ağaoğlu, olayı Atatürk'e anlatır. Onun, kendisini anlayacağını ve destekleyeceğini düşünmektedir. Onu dinleyen Atatürk, "Babanın da, Rauf Bey'in de hakkı var," der. Süreyya büyük bir hayal kırıklığı yaşar.
Ertesi gün odasında çalışırken biri gelir ve Mustafa Kemal Paşa’nın onu yemeğe götüreceğini haber eder. Büyük bir şaşkınlıkla kapının önüne çıkar ve kendisini bekleyen araca biner. İstanbul Lokantasının önünden geçerken Mustafa Kemal Paşa birden şoföre durmasını söyler. Araba durduktan sonra lokantadan koşarak gelen Bozüyük milletvekili Salih Bey'e orada yemek yiyen herkesin duymasını ister gibi "Bugün Süreyya'yı bize götürüyorum fakat yarın buraya gelecek, yemeğini bu lokantada yiyecek. " der. 
Süreyya şaşırır ve Latife  hanıma olayın aslını sorar. “Paşa, bu lokanta olayına çok kızdı ama babanı senin yanında rencide etmek istemediği için kızgınlığını belli etmedi. Eve gelir gelmez, birkaç milletvekilini arayarak, yarın mutlaka eşleriyle birlikte lokantaya öğle yemeğine gitmelerini söyledi.” 
Süreyya ve arkadaşı ertesi gün lokantaya gittiklerinde büyük bir şaşkınlık yaşarlar. Bir kaç milletvekili eşinin de ilk kez orada yemek yediğini görürler. Kimse onları bakışlarıyla bile rahatsız etmeye yeltenmemiştir. Bu bir ilk olur. Atatürk ve Türkiye'nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu, kadınların, tıpkı erkekler gibi, bir lokantada yemek yiyebilmesine de öncülük etmiştir. 
 

"Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır: Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmaktır.”  

Mustafa Kemal Atatürk
 
  • Hazırlayan: Büşra Gökçen

YORUMLAR

  • 0 Yorum