Bahaddin Seçgin

Bahaddin Seçgin

Bahaddin Seçgin

ASKERÎ TALİM VE TERBİYE HAKKINDA GÖRÜŞLER

25 Ağustos 2020 - 17:39


Bugün sizlere Mustafa Kemal Atatürk'ün görüşlerini içeren orijinal adı TA'LİM VE TERBİYE-İ ASKERİYYE HAKKINDA NOKTA-İ NAZARLAR( ASKERÎ TALİM VE TERBİYE HAKKINDA GÖRÜŞLER) olan kısa bir eserden alıntılar yaparak bir yazı yazmak iradesindeyim.



** Bu eseri Gazi Mustafa Kemal, Şubat 1916'da 16'ncı Kolordu Komutanıyken kaleme almıştır.
** Eserde, askerî Talim ve terbiyenin kaç şekilde icra edileceğinden, bunların gayesi ve her birine verilecek önemin derecesinin ne olacağından bahseden ATATÜRK, yapılan bütün talimlerin asıl amacının savaşta başarı sağlamak için askerlerin ve subayların sahip olmaları gereken vasıf ve üstünlükleri onlara kazandırmak olduğunu söylemektedir.

** ATATÜRK'ÜN askerlik ile ilgili yazdığı eserler çeşitli zamanlarda yayımlanmıştır. Ancak "Ta'lîm ve Terbiye-i ASKERİYYE Hakkında Nokta-i Nazarlar( Askerî Talim ve Terbiye Hakkında Görüşler) adlı eser, ilk kez Osmanlıcadan günümüz 
Türkçesine çevrilerek yayımlanmaktadır.

** Eser, Gnkur.Askerî Tarih ve Stratejik Etüt(ATASE) Başkanlığı Yayınları tarafından Genelkurmay Basımevi'nce 2011 yılında basılmıştır.

Bu kısa ama çok kıymetli eseri günümüz Türkçesine çeviren ve bu konuda emek sarfedenlere teşekkürü borç biliriz. 
Bu eserle ilk kez 2011 yılında Kara Harp Okulunda bir harbiyeli iken tanışmıştım.
O günden beri kamuflaj pantolunumun sağ cebinde durmaktaydı. Ne zaman sıkışsam açar okurum. Küçük bir kitapçık şeklinde ve 19 sayfacık olduğundan bir çırpıda Atatürk'ün zihin dünyasına girip çıkma imkanını bana sağlıyordu.
Şimdide evimin en müstasna köşesinde ölene kadar asla teslim etmeyeceğim(Not: Savaşta yenik komutan teslim olduğu takdirde kılıcını düşmana teslim eder.) kılıcımın yanında durmaktadır. 30 Ağustos yaklaşırken o eseri bulunduğu müstesna yerden aldım ve iki kez okudum. Halbuki daha önce defaatle okumuş, her cümlenin altını çizmiştim. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı önümüzdeki günlerde kutlayacağız. Kutlayacağız kutlamasına ama bu zaferi hazırlayan komutanın zihni nasıl bir zihindi? Buna değinmek için bu kısa eserden alıntılar yapmak istiyorum.
Şimdi müsaadenizle esere geçmek istiyorum.

** "Yapılan bütün talimlerin asıl maksadı, harpte başarı sağlamak için, askerlerin ve subayların sahip olmaları gereken vasıf ve üstünlükleri onlara kazandırmaktır."
**" Harp, sıkı bir disiplini, bütün maddi ve manevi gücün sarf edilmesini ve kullanılmasını gerektirir."(sayfa.3)

**"Birlik ve beraberliğin sağlanması ve sağlamlaştırılması için disiplin çok önemli olduğundan pratiklik ve disiplin gerektiren hareketlerde bu yönün de tam bir mükemmelliyetle istenmesi talimi gerektirir." (Sayfa.5)
** "Disiplinin ne kadar önemli olduğunu tarih bize pek kesin bir şekilde gösterir ve ispat edebilir. Mesela Rus-Japon Muharebesi(1904-1905) , özellikle İngiliz-Boer Harbi(1892-1902) gözden geçirilirse görülür ki:
Boerler cesur, güçlüklere dayanıklı ve iyi nişancı idiler. Fakat barış zamanı sıkı bir talîm ve terbiye görmediklerinden ve sıkı bir askeri disipline sahip olmadıklarından savunmalarına gösterdikleri azim ve metaneti taarruzda gösterememişlerdir. Çünkü disiplinden mahrum oldukları için bunların sevk ve idareleri zordu. Büyük birliklerin askeri disiplini, harbin kaderi üzerinde çok önemli bir etki yapar. Disiplin olmazsa ordular sevk edilemez.

1870-1871 Seferi'nde 600.000, Rus-Japon Seferi'nde 500.000-600.000, Yunan Muharebesi'nde 200.000 kişilik ordular hareket ettirildi. Bugün içinde bulunduğumuz muharebelerde orduların kuvveti milyonlarca oluşmaktadır. İtaat ve disiplinin yokluğu halinde böyle muazzam bir kitlenin sevk ve idaresi nasıl mümkün olabilir?

DEMEK OLUYOR Kİ HARPTE DİSİPLİNİN YERİNİ CESARET BENZERİ UNSURLAR ALAMAZ." (sayfa.7)
**"1870-1871'de Almanya-Fransa Muharebesi'nde Fransızların ilk ordularından sonra harp meydanına sevk ettikleri orduları insan sürüsünden başka bir şeye benzemedikleri için hezimet hezimeti takip etti ve asker dağıldı."(sayfa.7)

!!Görüyorsunuz değil mi! Atatürk en çok eğitime, talime, disipline önem veriyor. 
Bu sözler sadece askerleri değil bütün bir Türk ulusunu ilgilendirir. Boş hamaset eğitimin yerini tutamaz, kuru cesaret talimin, disiplinli ve planlı çalışmanın önüne geçemez.
Devam edelim...

** "Bütün subay ve askerlerin vatan,millet uğrunda şevkle canlarını feda etmeleri, en küçüğe kadar bütün rütbelilerin kendi inisiyatifleri ile durumun gerektirdiği tedbirleri almaya alışmış olmaları ve askerlerin bile zafer kazanma azmine sahip olup üstlerinin şehit olması hâlinde bile bu azmi kaybetmemek vasıflarını taşımaları lazımdır."(sayfa.8)

** "Askeri hizmetlerin her birine daima askerin tek başına talim ve terbiyesinden başlamak lazımdır."(sayfa.9)
Atatürk'ün bireysel eğitime verdiği önem ortada, bana söz düşmüyor. Devam edelim...
** "Subayların -ruhları, kalpleri terbiye etmek ve süslemekle, istek ve duygulara etkili ve hakim olmakla yükümlü oldukları için-ruhsal ve toplumsal terbiye almaları, insanı psikolojik ve sosyolojik açıdan dahi tanımaları istenir. Çünkü askeri beden terbiyesi, gerçek askeri terbiye demek değildir; yani birincisi ile yetinilemez."(sayfa.10)

** "Maddi güç yok olunca, manevi gücün bunun yerini tutacak derecede olması gerekir. Uyuşukluk yayılınca zihni açık tutacak ancak o kuvvettir. Yine o kuvvettir ki ertesi günkü yürüyüşte veya muharebelerde sinirleri uyarır."(sayfa.12)

** "Ordumuzun da soyundan gelen yiğitlik ve dindarlıkla istenilen yere sevk edilmek üstünlüğüne sahip olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Fakat bu da unutulmamalıdır ki ordumuzun soyundaki yiğitliği ne dereceye kadar doğru ise günümüz harbinin önemi de ondan daha fazla açık ve kesindir."(sayfa.16)

** "BUNU YAPABİLİRİZ VE ANCAK BİZ YAPABİLİRİZ. İKTİDARIMIZIN ESERLERİNİ GÖSTERMEKTE HER FIRSATTAN İSTİFADE ETMELİYİZ. AKSİ TAKDİRDE ACİZ VE MİSKİN BİR SÜRÜDEN BAŞKA BİR ŞEY OLMADIĞIMIZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEYİ VE YABANCILARA BOYUN EĞMEK ALÇAKLIĞINI KABUL ETMEK GEREKİR."(sayfa.17)
** "Hakikaten askerin donanımlı olması gereken manevi faziletler ve ahlaki üstünlüklerin ortaya çıkmasının yalnız silah altında bulunduğu müddetçe göreceği talim ve terbiye ile mümkün olup olmayacağı etraflıca düşünülmelidir..
'Vatanın için ölmeye mecbursun; düşmandan yüz çevirmek yoktur!' fikri çocuğun dimağında ilk altın eseri teşkil etmelidir."(sayfa.18)
ve son alıntı ile bitirelim.
** "Eğitim alanında, Veli Çavuş'un komutasıyla hareket ettirilen askerlerine uzaktan bakmaya alışmış olan subay bilmelidir ki talim ve terbiyenin bu kadarıyla kalmış insan, bu zamanda asker değildir!"(sayfa.19)



SONUÇ:
** Atatürk'ün bu eseriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti için önemli bir gün olan 30 Ağustos değerlendirilmelidir.
Zafer hamasetle, kuru gürültüyle, gereksiz cesaretle, cahillikle kazanılmamıştır. Zaferin kazanılmasında en büyük etken akıl, bilim ve inanç ışığıyla kafa ve gönülleri perçinlenmiş subay ve toplum katmanıdır.
** Bu eserden alıntı yaparak kendi yorumlarımı katmamaya özen gösterdim zira eser çok açık ve nettir. Mesajı sadece askerlere ve orduya değil bütün bir Türk Ulusuna'dır.
** 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun.
** Giresun'da şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza şifa, Giresun halkına başsağlığı dilerim.
Esen kalınız...

YORUMLAR

  • 0 Yorum