Emre Cuşan

Emre Cuşan

Emre Cuşan

3 Mayıs'ta Ne Oldu? Neden "Türkçüler Günü?"

02 Mayıs 2021 - 21:42

Sevgili soydaşlar.

Bugün 3 Mayıs. Bilen bilmeyen herkes, bu önemli gün ile ilgili bir şeyler yazıp çiziyor.
Kimisi bir bayrammış gibi, kimisi bütün Türklüğe özel bir gün gibi yazılar paylaşıyor.

3 Mayıs, isim itibari ile Türkçüler Günü'dür. Türkçülük Günü, Türk Milliyetçileri Günü, Milliyetçiler Günü, Milliyetçilik Günü gibi bu güne yamanmaya çalışılan isimlerin hepsi yanlıştır. "Bu güne 'Türkçülük Günü' desek ne oluyor?" diyenler olacaktır.
Türkçülüğün bir günü olmadığını, bir günlük olmadığını hatırlatmak isteriz.
Nasıl annelik, bir gün değil her gün ise ve anneler günü, yalnızca 1 gün ise bugün de öyle bir gündür. Annelik günü olmadığı gibi Türkçülük Günü de yoktur.

Bu güne milliyetçiler günü demek ise Ramazan Bayramı'na Şeker Bayramı demeye eş değerdir. Bu güne bu ismi yamamaya çalışan kişilerin, art niyetli olduğunu düşünüyoruz. Hangi milletin milliyetçisi olduğu dahi sınıflandırılmayan böyle bir isim, bu güne yamanmaya çalışan kişilerce üretilmiştir. Bu günün ismini değiştirenlerin, bu günü anmaya hakkı da yoktur.

3 Mayıs'ta yargılanan yalnızca Nihâl Atsız'dır. Normalde 26 Nisan'da olan bu mahkeme, Türkçü gençlerin oluşturduğu kalabalık nedeniyle 3 Mayıs'a ertelenmiştir. Nihâl Atsız'ın yargılanma nedeni komünist Sabahattin Ali'nin kendisine açtığı hakeret davasıdır. Sabahattin Ali'nin bu davayı açma nedeni, Nihâl Atsız'ın Orkun Dergisi'nde dönemin Türkçü olduğu beyanında bulunan başbakanı Şükrü Saraçoğlu'na yazdığı açık mektupta isminin geçmesi ve "vatan haini" olarak hedef gösterilmesidir. Neticede Nihal Atsız, bu mahkemece serbest bırakılmıştır.

26 Nisan'da kalabalık nedeniyle ertelenen mahkemeye, 3 Mayıs günü daha büyük bir kalabalık akın etmiştir. Sabahattin Ali, mahkeme salonundan çıktıktan sonra Osman Yüksel Serdengeçti'den dayak yemiş, olayların büyümesi sonucu 165 Türkçü genç gözaltına alınmış, aynı gün Nihâl Atsız da bu gençleri provoke etmek suçlaması ile tutuklanmıştır. Nihâl Atsız'a bu suçlamanın yapılmasının nedeni, 26 Nisan'daki ertelenen mahkemeden sonra, İstanbul'a dönmeden önce bu gençlerin bir kısmı ile çay içmiş, sohbette bulunmuş olmasıdır.



1944 olayları olarak bilinen, Irkçılık-Turancılık davasının her şeyi böyle başlamıştır. İsmet İnönü'nün 19 Mayıs konuşmasında bizzati olarak Türkçüler'i hedef alması üzerine olaylar daha da harlanmış, Irkçılık-Turancılık davasının savcısı olan Yüzbaşı Kazım Alöç, bu olaydan sonra Nihâl Atsız'ın evini bastırmış, Nihâl Atsız'ın mektup arkadaşlarını ve onların mektup arkadaşları olmak üzere toplam 23 kişiyi daha tutuklatmıştır.

Türkçüler, bu olaylardan sonra çeşitli eziyetlere mağdur bırakılmış, tabutluklara sokulmuş, hapislere atılmıştır. Bu yüzden Nihâl Atsız'ın da dediği gibi bu gün bir bayram değil, acılarımızın başladığı gündür.
3 Mayıs, 1954 gününden bu yana olayın başkahramanı Nihâl Atsız'ın talebiyle 'Türkçüler Günü' olarak anılmaya başlanmıştır. Bu günün özel bir gün olma nedeni, gençlerin Türkçü bir refleks göstererek mahkemeye yığılması ve bu olayın Türkçülüğün saha hareketine dönüşmesinin başlangıcı kabul edilmesidir.



Nihâl Atsız, bu özel günün mimarı olduğu için, bu gün yalnızca onun belirlediği isimle, onun peşinden gidenlerle anılabilecek bir gündür. Türkçü olmayan insanlarca bu günün anılması, samimiyetsizlik ya da cahilliktir. Bu davanın derdi ile dertlenen, çilesini sırtlanan, birbirinin kuyusunu kazmakla uğraşmak yerine davanın yücelmesi için uğraşan bütün Türkçüler'in,  Türkçüler Günü'nü kutlarım.

"3 Mayıs Ruhu Ebediyyen Yaşasın!"

YORUMLAR

  • 7 Yorum